14 Ocak 2013 Pazartesi

Nijer tarihinin ilk film haftasını yaptık



Nijer’in başkenti Niamey’de Türk Filmleri Haftası düzenlendi.

Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteği, Niamey Büyükelçiliği ve Nijer Milli Sinema Merkezi işbirliğiyle TESİYAP'ın organize ettiği etkinlik 30 Ekim - 04 Kasım 2012 tarihleri arasında Niamey Kongre Sarayı’nda gerçekleştirildi.

Türk Filmleri Haftası, 'Nijer tarihindeki ilk film haftası' olmasıyla dikkat çekti. 15 yıldan bu yana film çekilmeyen ülkede Türk Filmleri Haftası’na Nijer Kültür Bakanlığı ve Milli Sinema Merkezi yetkilileri tarafından da özel ilgi gösterildi.

Kongre Sarayı’na gelme imkânı bulamayan öğrenciler de düşünülerek öncelikle Bedir Koleji, Mariama Koleji ve Mevlana Koleji olmak üzere Niamey’deki birçok okulda da Türk Filmleri gösterimi yapıldı; sinemaya meraklı öğrencilerle kısa film çalışmaları ve çekimleri gerçekleştirildi. Çalışmaların Türkiye ile senkronize devam edileceği hususunda anlaşıldı.

Niamey Abdou Moumouni Üniversitesi’nde film gösterimi sonrasında Nijerli sinemacılarla birlikte bir panel gerçekleştirildi. Panel’de konuşan TESİYAP Başkanı Erdal Tuşunel Nijer Sineması’nın gelişimi yönünde gereken her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti.

 
Gösterilen Filmler:
120
Babam ve Oğlum
Devrim Arabaları
Gölgeler ve Suretler
Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak
Mevlana Celaleddin-i Rumi: Aşkın Dansı
 
Afrika Afrika duy sesimizi, işte bu Türk sinemasının ayak sesleri!..


Uzatma Dakikaları dikkatinize sunar.



Kaynak: Sadibey.com




Altın Küreler sahiplerini buldu


Oscar için gösterge niteliğinde olduğu bilinen Altın Küre ödüllerinde bu yıl Oscar adaylıklarında pek aradığını bulamayan Argo filmi damgasını vurdu.
İşte Altın küre ödüllerini kazanan filmler:

En iyi film: Argo
En iyi yönetmen: Ben Afflect (Argo)
En iyi kadın oyuncu: Jessica Chastain (Zero Dark Thirty)
En iyi erkek oyuncu: Daniel Day-Lewis (Lincoln)
En iyi yardımcı kadın oyuncu: Anne Hathaway (Les Miserables)
En iyi yardımcı erkek oyuncu: Christoph Waltz (Django Unchained)
En iyi animasyon: Brave
En iyi senaryo: Quentin Tarantino (Django Unchained)
En iyi şarkı: Adele, Paul Epworth (Skyfall)
Yabancı dilde en iyi film: Amour (Avusturya)

11 Ocak 2013 Cuma

Türkiye Sinema Kanunu


Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sinema alanındaki destek faaliyeti 2004 yılından günümüze 5224 sayılı “Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun” ile yürütülmekteydi. Aradan geçen süre zarfında bu kanun artık yetersiz gelmeye başladı ve bir süredir sektörde  yeni bir sinema kanununa olan ihtiyaç dile getirilir oldu. Geçtiğimiz ay bu sürecin sonuna gelindi ve yeni ismiyle “Türkiye Sinema Kanunu” Sinema Genel Müdürlüğü tarafından TBMM'ye sunuldu. Kanunun önümüzdeki günlerde kabul edilip yürürlüğe girmesi bekleniyor. Yeni kanun düzenlemesi ile ilgili görüşlerimizi Uzatma Dakikaları'nda sizlerle paylaşalım istedik. 

- Yeni kanun kapsamında sağlanan bakanlık destekleri artık geri ödemesiz olacak. Eski kanunda yer alan ve geri ödemeyi düzenleyen 12. madde bu kanundan tamamen çıkarıldı.

- Eskiden olduğu gibi her türlü projeyi değerlendiren bir destekleme kurulu yerine değişik türde projeleri değerlendiren Sektörel Destekleme Kurulları oluşturuluyor. (madde 6)

- Artık sadece yerli film projelerine değil, Türkiye'de film çekmek isteyen yabancı yapımlara destek verilmesine yönelik de düzenlemeler getiriliyor. (madde 6A)

- Geliştirme, yapım ve post prodüksiyon desteklerine ek olarak dağıtım ve tanıtım desteği, gösterim desteği,  ortak yapım  desteği gibi yeni destek türleri de uygulanmaya başlayacak. (madde 8)

- Eski kanunda yer alan Danışma Kurulu yerine ekonomi, maliye, gümrük ve ticaret bakanlıkları ile meslek birliklerinin bir araya geldikleri bir Sinema Strateji Kurulu oluşturuluyor. Bu da sinemaya sadece tanıtım amaçlı değil ekonomik bir hedefle de bakılmaya başlandığını göstermesi açısından önemli. (madde 5)

'Hatasız kul, dikensiz gül olmaz' diyerek meclise sunulan kanundaki 'dikenlere' karşı da uyaralım isteriz. Uzatma Dakikaları'na göre Türkiye Sinema Kanunu'nda üç "iri diken" var:

1- Yeni kanun sinemaya daha çok ve çeşitli destekler verilmesine imkan tanıyor. Haliyle de artık daha az özerk ve daha çok denetime tabi bir sinemamız olacak! Destekleme komisyonlarının üye dağılımı ve komisyonların oluşturulma şeklinde bu hemen görülüyor. İki yasayı karşılaştırdık; eski yasada hiç olmayan "denetim" kelimesi yeni  yasada tam 5 yerde geçiyor. Eski kanunda 53 kez bakan(lık) kelimesi geçerken yeni kanunda bu 77'ye yükselmiş. (yapımcı kelimesi sadece 7 kez geçiyor!) Bilmem ikna oldunuz mu?

2- Madde 8  bu haliyle çok baş ağrıtabilir. Bu maddeyle geliştirme, yapım veya belgesel desteği alan tüm proje ve filmlerin gösterime girmesi (belgeseller için ulusal bir kanalda gösterilmesi) şartı getiriliyor. Aksi takdirde alınan destek tutarları geri iade edilecek. Yapım desteği alan filmlerin vizyon performansını bakanlığın yeni gösterim desteği uygulamasıyla birlikte görüp değerlendireceğiz. Öte yandan ulusal televizyonların hiçbirinde belgesel gösterme gibi bir teamül olmadığından belgesel konusu sorunlu. Proje geliştirme desteği alan projeler için gösterime girme şartı aranması ise çok manasız. Görünen o ki 60-70'lerde altın çağını yaşayan "Yeşilçam" dan sonra 2000'lerle birlikte "Yeşildam" dönemi başlayabilir. Çünkü filmi tamamlayan ama gösterim şartını yerine getiremeyen hiç bir yapımcı veya yönetmen destek tutarını geri ödeyemeyeceğinden muhtemelen hapse girecek! Dikkatle bakılırsa bu düzenlemenin geri ödemeli eski modele göre daha katı bir uygulama olduğu hemen görülüyor.

3- Şeffaflık. Yeni kanunda daha çeşitli destek türü olduğundan operasyonların şeffaf olması kilit önemde. Sinema Genel Müdürlüğü'nün yıllık destekleme bütçesi açıklanacak mı? Ülke tanıtımına yönelik film yaptırma, kültürel amaçlı film haftaları düzenleme, festival desteği vs. gibi konularda destek alan kurum, kişi ve şirketler, verilen destekler tutarları sektörle paylaşılacak mı? Bunları da yaşayıp göreceğiz.  

Uzatma Dakikaları dikkatinize sunar...