kdv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kdv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2017 Cumartesi

Sinema Endüstrisinde KDV




Sinema endüstrisinde kdv meselesi her zaman bir şekilde gündemde olur. 

Türkiye'de ise kdv konusu:

- Türkiye'de çekim yapacak yabancı prodüksiyonlar için teşvik olarak kdv iadesi yapıldığı söylenir (Kdv iadesinin sinema endüstrisinde niçin bir teşvik olmadığına ilişkin yazımıza bir göz atabilirsiniz)

- Son günlerde Milli Kültür Şura'sında da dile getirilen, sinema endüstrisinin kdv'den tamamen muaf olması gerektiği konuşulur.

2011 Temmuz ayında Avrupa Konseyi ''indirimli kdv'' uygulamalarının dolaylı kamu finansmanı olarak AB'nin Kültür ve Eğitim politikalarının önemli bir bileşeni olduğuna dair bir bildiri yayınlamıştı.

2015 Nisan ayında ise AB tarafından tüm üye ülkelerde online platformlar da dahil tüm sinema gösterim mecralarında ''indirilmiş kdv'' uygulanmasını tavsiye eden bir karar alındı.

İndirilmiş kdv ne anlama geliyor?

Ülkelerin tüm mal ve hizmetlerden alınacak standard bir kdv oranı bulunuyor. Bunun dışında her ülkenin standard kdv oranından daha düşük oranda indirilmiş kdv oranları bulunuyor. Örneğin Türkiye'de standard Kdv oranı %18, birinci kademe indirilmiş kdv oranı %8 (sinema biletleri de bu kategoride yer alıyor), ikinci kademe indirilmiş kdv oranı ise %1 olarak belirlenmiş durumda.  


Kdv oranı ile seyirci sayısı ilişkisi

Peki acaba kdv oranları ile sinema bileti satın alma arasında bir bağlantı var mı?

Bu konuda işe yarayabilecek en önemli göstergeler Kdv oranlarında değişikliğe giden ülkelerde tüketimde ortaya çıkan değişimler. 

Portekiz'de 2012 yılında sinema biletlerindeki kdv oranı %6'den %13'e yükseltildiğinde sinema seyircisi %17 düştü. Letonya'da kdv oranı %8'den %21'e yükseldiğinde seyirci sayısı %20 azaldı. İspanya'da 2008 krizi sonrakı kdv oranlarını standard orana yükseltilmesi seyirci sayısında 20 milyon azalma yarattı. Belki bu yüzden olsa gerek Hollanda'da kültürel etkinliklerde uygulanan %6'lık indirimli kdv'nın %21'e yükseltilmesini teklif eden yasa tasarısı ''sinema biletlerini istisna tutma'' şartıyla meclisten geçti.

Avrupa'da Son gelişmeler

Hırvatistan'da göreve gelen yeni hükümet sinema biletlerindeki kdv oranını %5'den %13'e (2. seviyeden 1. seviyeye) yükseltme kararı aldı. Ülkedenin sinema endüstrisi %160 oranındaki bu artışa tepki gösterdi ve hükmet nezdinde kararın iptali için girişimlere başladı.

Aynı şekilde İsveç'de sinema biltlerindeki kdv oranı indirilmiş kdv oranı olan %6'dan standard kdv oranı olan %25'e yükseltildi. Bu da ciddi tartışmaları başlattı ve sinema endüstrisinde hoşnutsuzluk yarattı.

Aşağıdaki tablo çeşitli Avrupa ülkelerindeki standard ve indirimli kdv oranlarını gösteriyor. Tabloda mavi renkli gösterilen % 'ler ise sinemaya uygulanan kdv oranını göstermektedir.




standard Indirilmiş 1 Indirilmiş 2 Indirilmiş 3
Avusturya %20 %13 %10
Belçika %21 %12 %6
Hırvatistan %25 %13 %5
Kıbrıs %19 %9 %5
Çek C %21 %15 %10
Danimarka %25


Finlandiya %24 %14 %10
Fransa %20 %10 %5.5 %2.1
Almanya %19 %7

Yunanistan %24 %13 %6
İrlanda %23 %13.5 %9 %4.8
İtalya %22 %10 %5 %4
Lüksemburg %17 %14 %8 %3
Hollanda %21 %6

Polonya %23 %8 %5
Portekiz %23 %13 %6
Romanya %19 %9 %5
İspanya %21 %10 %4
İsveç %25


İngiltere %20 %5

TÜRKİYE %18 %8 %1



Sonuç Niyetine


Tablodan anlaşıldığı üzere genel olarak ülkelerin 2 farklı kategoride indirilmiş Kdv oranı mevcut. AB ülkelerinin çoğunda sinema biletlerine indirimli kdv oranı uygulanıyor. Bazı ülkeler 1. seviyede indirimli kdv uygularken, bazı ülkeler 2. seviyede indirimli kdv uygululuyorlar. İstisna olarak Lüksemburg 3. indirimli kdv dilimini tercih etmiş.

Tüm bu yazıda anlattıklarımız üzerinden Türkiye'nin durumunu değerlendirirsek: Türkiye'de sinema biletlerine 1. seviye indirimli Kdv oranı olan %8 uygulanıyor. Bunun 2. seviyeye indirilmesi ihtimali olabilir mi? Bu durumda sinema biletlerinde Kdv oranı %1 olacak demektir. Ancak bu seviyede düşük bir oran Avrupa'da mevcut değil.

Belki Kdv rejiminde bir değişikliğe gidilirse bu durumda farklı bir Kdv oranı uygulaması söz konusu olabilir. Ancak içinde bulunduğumuz tarzda ekonomik parametrelerin alarm vermeye başladığı bir dönemde bu tarz bir düzenleme olması bizce pek mümkün değil gibi.

Öte yandan en son Milli Kültür Şurası'nda önerilen ''sinema biletleri ve film üretiminin kdv'den muaf olması'' talebi gerçekçi olmayan ve hiçbir uluslararası teamüle uymayan bir öneri olarak kayıtlarımıza geçti.  
 
 
 
 
 

16 Haziran 2015 Salı

Kdv iadesi hakkında



Türkiye'de çekilen yabancı filmler için kdv iadesi imkanı bulunuyor.
Sinema Genel Müdürlüğü'nün 'teşvik' olarak sunduğu bu mekanizma nedir
ve nasıl işliyor, bu yazımızın konusu bu.
 
Öncelikle KDV iadesi almanın şartları neler?

1- Filmin Türkiye'de çekilmesi gerekiyor.
2- Filmin yapımcısının yurt dışında bir şirket olması gerekiyor. Yani filmden yurt dışında faydalanılması gerekiyor.
3- Yapımda harcanan tutarın yabancı para cinsinden Türkiye'de prodüksiyon
hizmeti veren şirketin hesabına gelmesi gerekiyor.
4- Prodüksiyonla ilgili tüm faturaların Türkiye'deki prodüksiyon hizmeti veren şirketin adına kesilmiş olması gerekiyor.

Eğer bu şartlar oluşmuşsa kesilen faturaların kdv tutarlarının iadesini talep edebiliyorsunuz.

Bu talebi oluşturmak için bir yeminli mali müşavire ihtiyacınız var. Sonrasında da şu aşamalardan geçiyorsunuz:

- Yeminli mali müşavir tüm faturaların gerçek olup olmadıklarını fatura kesen şirketleri arayarak kontrol ediyor.

- Talep formunu doldurup ilk başvuruyu yapıyor. (Bunun için vergi dairesinden internet şifrenizi almanız lazım)

- Maliye bu ön aşamadan sonra varsa sorularını iletiyor, siz de onları yanıtlıyorsunuz.

- Daha sonra vergi dairesinden şirketinize yoklamaya geliniyor.

- Yoklamadan sonra da size vergi iadesi işleminin tamamlanması için bir adet form bırakıyorlar. Formu 15 gün içinde güncel mali verileriniz, sgk dökümleriniz, ofisinizin 3 adet fotoğrafı olacak şekilde dosyalayıp kaşeli - imzalı bir şekilde
vergi dairesine teslim ediyorsunuz.

Peki bu işlemler ne kadar sürüyor?

Tam 9 ay !...

Bu kadar yavaş işleyen multi - bürokratik  bir sistemi uluslararası mecrada "sinema teşviği" olarak sunmak biraz gülünç olmuyor mu?

Hangi yapımcı 9 ay sonra alabileceği bir KDV iadesi için (yani pratik olarak filmin post prodüksiyonunda ve vizyon aşamasında bile kullanılamayacak olan bir iade bu) Türkiye'ye gelir ki?

Hele de birçok ülkede cazip Vergi Teşvikleri (Tax Rebate) ve Vergi Destekleri (Tax İncentive - ki bu destek peşin olarak önden alınabiliyor) varken!

Gelin adını koyalım: Kdv iadesi bir sinema teşviği değil, havaalanlarında turistlere sunulan bir turizm teşviğidir.



















11 Haziran 2014 Çarşamba

Sinema endüstrisinde kdv iadesi bir teşvik midir?

Bakanlık 100. yıl posterlerinden birisi (Cannes standı 2014)

Cannes'deki Türkiye standında yabancı yapımcılar için bir anket formu bulunmaktaydı. Anketteki sorulardan biri "Türkiye'de mevcut katma değer vergisi iadesi (VAT return) uygulaması ülkemizi tercih etmenizde iyi bir teşvik midir?" şeklindeydi.

Daha önce defalarca söylememize ve uyarmamıza rağmen sektörde halen Kdv iadesini sinema teşviği olarak telaffuz etme hatası devam ediliyor.

Tekrar tekrar söylemekten usandık, onun için yazıp kurtulmaya karar verdik.

Kdv iadesi sinema sektöründe bir teşvik değildir. Bir yapımcıya "Kdv iadesi almanız Türkiye'ye gelmenizde etkili olur mu?" demek bir turiste "kdv iadesi alsanız Türkiye'ye gelir miydiniz?" sorusu kadar manasızdır.

Konuyu biraz daha açalım: Türkiye'de yabancı yapımlar için herhangi bir mali destek veya teşvik olmadığından, örneğin bir Almanya - Hollanda ortak yapımı Türkiye'ye çekime geldiğinde, hemen hemen tüm çekim ekibini ve büyük oranda da ekipmanlarını buraya gelirken beraberinde getirmek durumundadır (özellikle finansmandan kaynaklanan harcama zorunlulukları sebebiyle)
Dolayısıyla bu tip prodüksiyonların Türkiye'de yapacakları harcamalar büyük oranda konaklama, yemek gibi saha harcamaları ile çekimde görev alacak çeşitli asistanlar ile sınırlı olacaktır.

- Yemek ve konaklama için Kdv zaten %8'dir.
- Çoğunlukla kayıtdışı çalışan ekibin imzalayacağı gider makbuzlarında ortaya çıkan "2 numaralı Kdv" iade kapsamında bulunmamaktadır.

Bir diğer deyişle Türkiye'ye çekime gelecek 2-3 milyon Euro bütçeli bir Avrupa yapımının yemek ve konaklama ile ilgili harcama tutarının kdv'si toplam bütçenin %1'i gibi bir meblağ tutacaktır. Dünya üzerinde kimse bütçesinin %1'sini geri alacak diye kalkıp bir ülkeye çekime falan gelmez.

Dolayısıyla uluslararası sinema endüstrisinde Türkiye hariç herhangi bir ülkeden "kdv iadesi veriyoruz" şeklinde bir laf duymazsınız.

Bu durumda da ülkemize gelen yapımlar sadece İstanbul, Kapadokya vb. reel mekanları kullandığı için zaten burada çekilmek durumunda olan yapımlardır. (bunların büyük bütçeli olanlarından bazılarının tanıtım fonundan para aldığı biliniyor, ama o iş bu yazının kapsamının dışında)

Öte yandan, örneğin çekim için Hollanda'yı tercih eden bir yapımcı orada yapacağı harcamaların %30'unu, veya örneğin Macaristan'ı tercih eden bir yapımcı ülkede yapacağı harcamaların %20'sini direkt geri aldığı bir endüstriyel denklemde Türkiye'nin esamesi bile okunmaz.

Aslında kağıt üzerinde Ekonomi Bakanlığı'nın tebliği ilk başta bizleri biraz umutlandırmıştı. Ama maalesef onun da "sinema" değil "sınama" tebliği olduğu kısa zamanda anlaşıldı.

Uzun lafın kısası posterdeki şekliyle ülkenizi uluslararası film projeleri ve ortak yapımlar için cazip hale getirmek istiyorsanız teşvikler oluşturmanız şart.

Bizdeki hal ve durumlar durumlar böyle devam ederse, tam tersine, Türk yapımcılar filmlerini yurt dışında çekmeye başlarlarsa şaşırmayınız.