sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ocak 2024 Pazartesi

2023 Yılı Dünyadan ve Türkiye'den Box Office Notları

Tarihte bir olaydan bahsedilirken milat olarak BC (Before Christ - İsa’dan önce) veya AC (After Christ - İsa’dan sonra) kullanılır. Artık sinema sektörü için de böyle bir milat bulunuyor: 

"BC (Before Covid - Covid’den önce)" ve "AC (After Covid - Covid’den sonra)" olarak yazılmak ve anlaşılmak kaydıyla.

Hatırlanacağı üzere Covid öncesi son "normal" yıl 2019 yılıydı. Sonrasında 2020 ve 2021 yıllarında pandeminin etkisiyle sinema salonları aylar boyunca kapalı kalmış (Türkiye'de de 6 ay boyunca salonlar kapalı kalmıştı), üretilen film sayısı azalmış ve sektör ciddi oradan kan kaybetmişti. 


Bu süreçte henüz emekleme evresindeki SVOD platformlar çok hızlı bir gelişme göstermiş ve kısa sürede herkesin evinde film izleyebildiği dijital platformlar hayatımızın önemli bir parçası haline gelmişti.


Tüm dünyada sektörden herkesin merak ettiği konulardan biri sinema bilet satışlarının tekrar pandemi öncesi dönemdeki seviyelere gelip gelemeyeceği, bir diğer deyişle insanların sinema izleme alışkanlıklarında pandemi sonrasında kalıtsal bir değişimin ortaya çıkıp çıkmayacağıydı.


Gower Street Analytics'in yaptığı yıl sonu ölçümlerine göre 2023 yılında tüm dünyadaki sinema gişe hasılatı 33,9 Milyar USD olarak gerçekleşti. Bu hasılat 2022 yılı sinema toplam gişe hasılatına kıyasla %30,5 daha yüksek, ancak covid öncesi dönemle karşılaştırmak için kullanılan 2017 - 2019 yılları ortalamasının hala %15 gerisinde. 


En büyük 15 pazar içinde 2017 - 2019 ortalamasının üzerine çıkabilmiş tek ülke Hollanda (pandemi öncesine göre %3 artış)


Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bazı ülkeler ise halen covid öncesi dönemin halen epey gerisinde. 




Araştırma şirketi 2024 yılı ile ilgili yaptığı projeksiyonda 2023 yılında etkili olan grevler sebebiyle 2024 yılı dünya sinema hasılatının 31,5 Milyar USD (yani 2023 yılının %7 daha aşağısında bir gelir)  olarak gerçekleşeceğini öngörüyor.


İçinde bulunduğumuz dönemde artık her hafta düzenli olarak sinemaya gitme alışkanlığı diye bir şeyden bahsetmek pek mümkün değil. İzleyici sinemada izleme tercihlerini daha çok gişe filmleri, büyük prodüksiyonlar yönünde kullanıyor. En azından 2022 ve 2023 yılları için bu tip bir trendden bahsedebiliriz.


***


Türkiye için ayrı bir parantez açmak gerekirse pandemi sonrası oluşan ekonomik türbülans sonucunda yüksek enflasyonlu bir döneme girdik. Bunun ilk etkisi  film bütçelerinin hızla artması şeklinde kendini gösterdi. Ana akım yapımcılar risklerini azaltmak ve uluslararası dünyaya açılmak için anahtar olarak gördükleri dijital platformlara yöneldiler. Her ne kadar ortalama bilet fiyatı 2022 yılına göre %165 artış gösterse de bu durum mevcut ekonomik şartlarda riskleri gözardı edebilmeye imkan vermiyor. Sinemamız özellikle son on yıldır lokomotif işlevi gören "yerli gişe filmleri"nin yokluğunu fazlasıyla hissettiriyor.


Box Office Türkiye'den rakamlarına göre 2023 yılında 31.550.000 adet bilet satılmış. Vizyona giren yeni film sayısı 364 olarak gerçekleşmiş. Bu 364 yeni film arasında seyirci sayısı 2 milyon üstünde olan sadece 1 film, 1 milyon seyirci barajını aşan 8 film olduğunu görüyoruz.  243 adet filmin seyirci sayısı ise 20 binin altında ki bu da tüm filmlerin %67'lik bir orana denk geliyor. Her ne kadar TL bazında bilet zamlarıyla nominal gişe hasılatı ciddi artış gösterse de USD bazında yıllık gişe hasılatı toplamı 95 milyon USD seviyelerine gerilemiş durumda. 2023 yılı ile ilgili rakamlar ise aşağıdaki tablodaki gibi:





Tabloda görüldüğü gibi yerli filmler uzun yıllardır devam eden gişe ve izleyici sayısı liderliğini kaybetmiş görünüyor. 


2023 yılında vizyona giren Yerli filmler arasında Animasyon (11 film) ve düşük bütçeli korku filmleri (49 film) enflasyonu dikkat çekici (yerli filmlerin %40'lık kısmına denk geliyor) ve izleyici profili ile ilgili de net bir resim ortaya koyuyor. 


Covid öncesi ciddi bir öngörüsüzlük ile sinema biletlerine promosyon yasağı getirilmesi sonucunda bu girdaptan kısa vadeli çıkışın reçetesi nedir, öngörmek pek olası değil. 2022 yılında rüsumların sıfırlanması da bu gidişiatı yavaşlatmış gibi görünmüyor. Dolayısıyla 2024 yılında kapanan veya sayıları azalan sinema salonlarını konuşmaya devam edeceğimiz öngörüsünde bulunmak için falcı olmaya gerek yok.

 

Bağımsız ve arthouse sinemamız ise yükselen maliyetlerin, ağırlaşan sansürün ve dikleşen bürokratik yokuşların arasında soluk almaya ve kendine yeni yollar bulmaya çalışıyor. Yetersiz finansman nedeniyle birkaç haftaya sıkışan çekim süreleri, iptal edilen film festivalleri, enflasyonun hızla eritiği bakanlık desteklerinin iade edilmesi gibi dertlerle boğuşan bağımsızlar için sinema salonlarında seyirciyle buluşabilme hayalleri bir tür milli piyango ikramiyesine dönüşürken amorti niyetine dijital platform galalarıyla teselli bulmaya çalışılıyor.



Kaynak: Box Office Türkiye





  



5 Haziran 2014 Perşembe

Türkiye'de dijital sinema salonu rakamları - Mayıs 2014




2014 - Mayıs itibariyle Türkiye'de:
Sinema Sayısı: 423 adet
Perde Sayısı: 2.134 adet
Seyirci Kapasitesi: 261.341 kişi
DCP'li Salon Yüzdesi: 65%
Tek Salonlu Sinema Sayısı: 84 adet
2 Salonlu Sinema Sayısı: 39 adet
3 Salonlu Sinema Sayısı: 41 adet
1-3 Salon Arasına Sahip Sinema Sayısı Yüzdesi: 39%
On Salon Üstü Sinema Sayısı: 43 adet
DCP'si Olmayan Sinema Sayısı: 164 adet
DCP'si Olmayan Sinema Yüzdesi: 39%
Grup Sinemaları Toplam Sayısı: 165 adet
Grup Sinemaları Yüzdesi: 39%
Grup Sinemaları Toplam Salon Sayısı: 1.268 adet
Grup Sinemaları Salonları Yüzdesi: 59%
Grup Sinemaları Seyirci Kapasitesi: 166.174 kişi
Grup Sinemaları Seyirci Kapasitesi Yüzdesi: 64%
Grup Sinemaları DCP’li Salon Sayısı: 1.058 adet
Grup Sinemaları DCP’li Salon Yüzdesi: 83%
Bağımsız Sinemalar Sayısı: 260 adet
Bağımsız Sinemalar Yüzdesi: 61%
Bağımsız Sinemalar Salon Sayısı: 866 adet
Bağımsız Sinemalar Salon Yüzdesi: 41%
Bağımsız Sinemalar Seyirci Kapasitesi: 95.167 kişi
Bağımsız Sinemalar Seyirci Kapasitesi Yüzdesi: 36%
Bağımsız Sinemalar DCP’li Salon Sayısı: 326 adet
Bağımsız Sinemalar DCP’li Salon Yüzdesi: 38%

En büyük ilk altı sinema grubu:
  1. MARS GRUBU: 68 sinema, 602 salon, 585 dijital salon (%97 dijitalleşme oranı)
  2. AVŞAR GRUBU: 17 sinema, 138 salon, 115 dijital salon (%83 dijitalleşme oranı)
  3. PİNK GRUBU: 13 sinema, 90 salon, 77 dijital salon (%86 dijitalleşme oranı)
  4. PRESTIGE-CİNECOM GRUBU: 9 sinema, 80 salon, 52 dijital salon (%65 dijitalleşme oranı)
  5. CİNEMARİNE: 9 sinema, 76 salon, 56 dijital salon (%74 dijitalleşme oranı)
  6. SİTE: 11 sinema, 63 salon, 34 dijital salon (%54 dijitalleşme oranı)

Türkiye genelindeki toplam 423 sinemanın 260'ı (%61) bağımsız sinemalardan (herhangi bir grupla bağlantılı olmayan) oluşurken, bu bağımsız sinemaların 164 tanesi ise (toplam sinema sayısının %39'u) 1, 2 veya 3 salonlu sinemalardır. 
Bu bahsedilen bağımsız sinemalardan, özellikle de 1-3 salonu olan 164 sinemanın büyük çoğunluğunun mevcut VPF modelini uygulaması mümkün görünmemektedir. Yine aynı sinemaların bir destek mekanizması olmaksızın DCI standartlarında bir dijital projeksiyon cihazı yatırımı yapmaları da söz konusu değildir.
Türkiye'de sinemaların dijitalleşmesi ABD ve Avrupa'ya nazaran oldukça geç başladı ve Mayıs 2014 itibariyle dijital projeksiyona sahip salonların oranı %65 seviyesinde.
 

Raporun tamamı için
http://www.se-yap.org.tr/wp-content/uploads/2014/06/SEYAP_VPF_Raporu_2014_06_031.pdf

9 Kasım 2012 Cuma

Uluslararası fon başvuruları için 7 altın kural







Son zamanlarda projesi olan arkadaşlarla yaptığımız sohbet ve konuşmalarda şöyle durumlarla karşılaşıyoruz: "bu ayın 10'unda falanca fonun başvurusu vardı, oraya yolladım, önümüzdeki ayın 4'ünde de filanca fonun başvurusu var oraya göndereceğim proje dosyamı. Eurimages'ı da düşünüyorum" vs. vs.

Bu tarz bir nevi "iş başvurusu" yapar gibi, projenin hangi aşamada olduğuna, neye ihtiyaç olduğuna, başvurulan fonun nasıl projelere destek verdiğine bakmaksızın yapılan bu otomatik ve baştan savma başvurularla ciddi bir ilerleme kaydetmek ne yazık ki mümkün değil. Sinema zorlu olduğu kadar ciddi de bir uğraştır. Dolayısıyla bu süreci profesyonel bir tavırla yürütmek gerekiyor.

İşte uluslararası fonlardan medet uman sinema projesi sahipleri için bazı altın kurallar:

1) Gerek başvuru aşamasında, gerekse başvuruyu takip eden süreçlerde en küçüğünden en büyüğüne kadar tüm fonların ciddi ciddi yazma, çizme, hesaplama ve raporlama yükümlülükleri var. Bu işleri de birisinin üstlenmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu süreci takip edecek deneyimli veyahut hevesli, ama mutlaka yapımcı pozisyonunda birilerinin olması şart.

2) Unutmamak gerekir ki projenize Türkiye'den bir unsur eklemeniz çok önemli. Bu Bakanlık fonu olabilir, projeye destek sözü veren bir kurum kuruluş veya sponsor olabilir. Böylece projenizin kendi ülkesinde de birtakım kişi ve kurumlarca desteklenen bir proje olduğunu göstermiş oluyorsunuz. Hiçbir yerli unsur olmaksızın doğrudan uluslararası bir fona başvurmanız reddedilme ihtimalini arttıran bir unsurdur. 

3) Projenizin neye ihtiyacı var? Senaryo doktorları ile çalışma anlamında bir yazım desteğine mi? Projeyi geliştirmek için finansal desteğe mi? Yoksa yapım için ortaklar bulmaya mı? Bunların hepsi için ayrı ayrı fonlar, platformlar ve destekler mevcut. Özellikle ortak yapımcı bulmak amacıyla katılacağınız platformlarda çok detaylı sorularla karşılaşabilirsiniz. Onun için projenizin neye ihtiyacı olduğunu çok çok iyi bilmeniz gerek.


4) Başvurduğunuz fonlardan daha önceki dönemlerde hangi tür projeler destek almış? Türkiye'den daha önce hangi projeleri desteklemişler, bunu da mutlaka önceden araştırın. Eğer mümkünse bu kişilere başvuru öncesinde danışın.


5) Proje dosyanızda eksiklik olması durumunda çoğu zaman bir daha başvuru şansınız olmadığını asla unutmayın. Kimsenin bir projeyi veya senaryoyu birden fazla kez okuyacak zamanı ve enerjisi yok. Dolayısıyla dosyanızı mümkün olduğunca eksiksiz hale getirip yollayın.


6) Dosyadaki tüm belgelerin çok iyi bir ingilizceyle ve profesyonel görünen bir formatta olmasına özen gösterin. "Google translation" yada "ingilizce bilen yakın arkadaşlar" gibi opsiyonlardan medet ummayın. Çeviri için mutlaka zaman ve para ayırın.


7) Asla yalan söylemeyin, palavra sıkmayın ve tutamayacağınız vaadlerde bulunmayın. Uluslararası fon yöneticilerinin Türkiye sinema sektörü ile ilgili bilgileri sandığınızdan çok daha fazladır. Bilmedikleri konularda da telefon edip sorabilecekleri birçok kişiyi tanırlar. Dolayısıyla aslında herkesin bir şekilde birbirini tanıdığı ve yüz yüze baktığı uluslararası camiada en büyük değerin "güvenilirlik" olduğunu unutmayın.